Kırşehir’de birkaç gün geçirmek, sadece bir şehri gezmekten çok daha fazlasını ifade ediyor.
Hele ki bu ziyaret Ahilik Haftası’na denk geliyorsa…
Türkiye’nin farklı illerinden gelen gazetecilerle birlikte Kırşehir’in tarihi ve kültürel dokusunu yerinde görmek, bir gazeteci için aynı zamanda mesleğin temel değerlerinden bazılarını yeniden hatırlamak anlamına geliyor.
Küresel Gazeteciler Konseyi üyeleri ve farklı şehirlerden gazeteciler, KGK Kırşehir İl Temsilcisi Murat Sürmeli’nin ev sahipliğinde 14-17 Eylül tarihleri arasında Kırşehir’de bir araya geliyor. Programın merkezinde ise elbette Ahilik vardı.
Ahilik, Kırşehir’de yalnızca geçmişten kalan bir gelenek olarak karşımıza çıkmıyor. Şehrin sokaklarında, kültüründe ve insan ilişkilerinde izlerini sürdüren güçlü bir miras olarak yaşamaya devam ediyor.
Ahi Kültür Merkezi’ni gezerken bunun ne kadar köklü bir anlayış olduğunu bir kez daha görmek mümkün.
Dürüstlük, dayanışma, paylaşma, üretme ve meslek ahlakı…
Bugün modern dünyada sıkça ihtiyaç duyduğumuz bu değerlerin yüzyıllar önce bir sistem ve yaşam biçimi haline getirilmiş olması gerçekten dikkat çekici.
Belki de gazetecilik mesleğiyle Ahilik arasında kurulabilecek en güzel bağlardan biri de burada ortaya çıkıyor.
Çünkü gazetecilik de özünde güvene, sorumluluğa ve doğru bilgiye dayanıyor.
Neşet Ertaş’ın sesi hâlâ Kırşehir’de
Kırşehir’in bir başka güçlü tarafı ise müzik kültürü.
Neşet Ertaş Gönül Sultanları Kültür Evi’ne yapılan ziyaret, bu açıdan programın en anlamlı duraklarından biriydi.
“Bozkırın Tezenesi” Neşet Ertaş’ın sanat hayatını, babası Muharrem Ertaş’ın bozlak geleneğindeki yerini ve Kırşehir’in abdallık kültürünü dinlerken insan ister istemez bu toprakların neden böylesine güçlü bir müzik hafızasına sahip olduğunu düşünüyor.
Bozlak sadece bir müzik türü değil; bu coğrafyanın duygusunu, hüznünü, sevincini ve insan hikâyelerini taşıyan bir kültür.
Neşet Ertaş’ın eserleri de bu nedenle yalnızca Kırşehir’in değil, Türkiye’nin ortak kültürel hafızasının önemli parçalarından biri.
Şehirlerin hikâyesini anlatmak
Gazetecilerin Kırşehir ziyaretinde dikkat çeken başlıklardan biri de basının şehirlerin tanıtımındaki rolüydü.
Bir şehrin sahip olduğu tarihi eserleri, kültürel değerleri ve turizm potansiyelini anlatmak, aslında o şehrin hikâyesini anlatmaktır.
Kırşehir’in Ahilik mirası, Neşet Ertaş ve bozlak kültürü, tarihi yapıları ve ilçeleriyle sahip olduğu değerler, doğru anlatıldığında yalnızca yerel bir hikâye olmaktan çıkıp çok daha geniş kitlelere ulaşabilir.
Bu noktada yerel ve ulusal basına önemli görevler düşüyor.
Gazetecilik sadece olup biteni aktarmak değil; bazen fark edilmeyen bir değeri görünür hale getirmek, unutulmaya yüz tutmuş bir hikâyeyi yeniden hatırlatmak ve bir şehrin sesini başka coğrafyalara taşımaktır.
Çiçekdağı’nda başka bir pencere
Kırşehir programının Çiçekdağı durağı da bu açıdan önemliydi.
Belediye Başkanı Hasan Hakanoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen ziyarette ilçenin değerleri ve belediyenin çalışmaları gazetecilerle paylaşıldı.
Çiçekdağı’nın da Kırşehir’in genel hikâyesi içerisinde kendine özgü bir yeri var. Bazen büyük şehirlerin gölgesinde kalan ilçelerin tanıtılması için böyle buluşmalar önemli bir fırsat oluşturuyor.
Çünkü Türkiye’nin gerçek zenginliği sadece büyük şehirlerde değil; Anadolu’nun her köşesinde saklı.
Kırşehir ziyaretinden geriye yalnızca fotoğraflar ve haberler kalmayacak.
Ahiliğin yüzyıllardır taşıdığı değerler, Neşet Ertaş’ın sazından yükselen bozlakların bıraktığı duygu ve Anadolu’nun farklı köşelerinden gelen gazetecilerin tanık olduğu şehir hikâyeleri, Kırşehir’in hafızasında yerini almaya devam edecek.
Ve belki de bu ziyaretin en güzel tarafı şu:
Bir şehri tanıtmanın en etkili yolu, önce onu gerçekten tanımaktan geçiyor.
Kırşehir de bu buluşmada kendisini anlatmakla kalmadı; Ahiliğiyle, müziğiyle ve insanıyla gazetecilere kendi hikâyesini yerinde gösterdi.
Şimdi sıra, o hikâyeyi daha geniş kitlelere ulaştırmakta…
